Hayat denilen, bir masaldır...
"Gerçekler değişmez, bizim gerçekleri kavrama ve anlama biçimimiz değişir." Doğan Cüceloğlu

Bugün, gelecekle anlam kazanır...

13/6/2009 | Kategori:Mgurdalca

Bugünü anlamlı kılan gelecektir...

Yoksa insana üniversite tahsili için ömrünün en güzel yıllarını, dirsek çürüterek geçirmeye yönelten, gelecek hesabı değil de nedir?

Bu nedenledir ki gelecek endişesi, kişiyi başarı ve ilerlemeye, "Yarına çıkacağımızın garantisi mi var yaaa...." düşüncesi de boşvermişlik, tembellik ve geriliğe sevk eder.

Can Yücel'e ait birçok yazı ve şiiri severek okumama rağmen, "Ömür denilen üç gündür. Dün geldi geçti, yarın ise meçhuldür. O halde ömür dediğin bir gündür, o da bugündür..." ifadelerine katılmadığımı belirtmek istiyorum.

"... hayat denilen bir gündür, o da bugündür..." Ben, insan hayatının bu kadar baside indirgenmemesi gerektiğine inanıyorum. Sadece anı yaşayan, geçmişten dersler çıkarmayarak, geleceğe dair planlar ve idealler belirlemeyen, bu uğurda gerekirse veballer ödemeyen insanın, hayatının anlamından, şüphe ederim.

İnsanı insan yapan, kişiliğini şekillendiren geçmişi, yaşadığı zaman dilimi ve geleceğe yönelik yatırım, plan ve idealleridir. Nitekim insan dünü, bugünü ve geleceği ile bir bütündür.

Geçmişte yaşamış ve günümüzde yaşamakta olan bilim adamlarının, özel hayatlarından taviz vererek, yapmış oldukları uzun araştırma ve çalışmalar sayesinde, günümüzdeki bilgi birikimi, gelişmiş teknoloji ve rahat yaşam standartlarına kavuşmadık mı? Onlar da "Günün tadını al. Dün zaten geçmiş, yarınsa meçhul." deseydi, bırakın bilimsel ve teknolojik gelişmeyi, ortalıkta bilim adamı bulamaz, belki de hala taş devrinde yaşıyor olurduk.

"Anı yaşamak gerek. Gerisi boş." felsefesi, milletimiz genelinde hakim olsaydı, Atatürk önderliğinde Kurtuluş Savaşı veren yüzbinlerce vatan evladımız, meçhul olarak görülen geleceğini, yaşadığı güne çekerek, yine bu materyalist görüş doğrultusunda, (haşa) meçhul olarak görülen yokluğa gider miydi?

Tabi ki hayır...

Hayat bugünle sınırlandırılamayacak kadar kısa, boş ve gayesiz olamaz.Geleceğe yönelik planlar yoksa eğer, bir gün değil yıllar geçse o hayatın anlamı olmaz...

Hayatı sadece gez, toz, eğlen, anın tadını çıkar, geçmişe mazi geleceğe niyazi şeklinde bir kalıba sığdıranlar, üretmeyen, özelde kendilerine genelde ise topluma yararı olmayan, muhtemelen bir taraftan gırtlağa dayanan borçla cedelleşirken, diğer taraftan da bir türlü mutlu olamayan bireyler olsa gerek...

Bu görüşü benimseyen bazı ünlülerin, ağustos böceği misali, varlıklı oldukları zamanlarında şatafatlı bir yaşam sürmelerine rağmen, geleceğe dair herhangi bir yatırım yapmadıklarını, televizyonlarda sergiledikleri, o fakirlik ve sefalet görüntüleri içerisinde, "bana yardım edin..." diye yakarışlarına, şahit olmayanımız yoktur.

Tamam, dün geçmişte kaldı. Yaşandı ve bitti; fakat gelecek için en iyi rehberde yine geçmiştir. Geçmişinden ders almayan bir insanın, üst üste hatalar yapması kadar doğal birşey yoktur...

Bugün...

Namı diğer, dünün yarını ya da yarının dünü. Bugün yaşananların, yarınlarımızın geçmişi olduğu unutulmamalı...

İnsanı diğer mahlukattan ayıran en önemli özellikten biri de, geleceğe dair planlarının ve ideallerinin olmasıdır. Aksi takdirde "şimdilik karnım tok, sırtım pek; yarına ise bugünden akıl yormaya gerek yok" diyen zihniyeti, insanlığa yük addederim. Montaigne'nin de dediği gibi "Gideceği limanı bilmeyen gemiye, hiçbir rüzgardan hayır gelmez..."

Yaşamda bugünü değerli kılan, gelecekteki ideallere erişebilmek için verilen çabadır. Çabanın mükafatıysa, ideale ulaşmadaki başarı...

Sadece günü yaşayan idealsiz insan, zaman ve para kaybına uğradığı gibi, zamanla mevcut hayatından da tat almamaya başlar.Bu mutsuzluk zincirini kırabilmek içinde alkol, uyuşturucu ve sıradışı yaşam şekillerini hayatına sokarak kendini tatmin yoluna gidebilir.

Hedefleri ve idealleri için yaşayan insan ise, sonucunun müsbet olması ümidiyle, bu uğurda ödediği ya da ödeyeceği vebali bile, sonunda ulaşaçağı ideal için gerekli görür. Günü harcar; fakat geleceği kurtarır.

Sonuç olarak gerçek hayatta kazanan da, genellikle günü yaşayan ağustos böceği değil, yarını için çalışan karıncadır...

Dünün rehberliğinde, bugünü yaşayan ve yarını için çalışan bireyler olmak dileğiyle...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

(9) Yorum yaz! Bağlantı

<<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>

@

  1. Yazan: mgurdal | Tarih: 21/6/2009
    Konu: Selam Bekriya
    Yeni bir başlangıç için, bazen eski defterleri temize çekmek gerekebiliyor.
    Bu yoruma, senin adına sevindim demekten başka, ne denilebilir ki...

    Baglanti >

  2. Yazan: BEKRİYA | Tarih: 20/6/2009
    Konu: selam
    negatif ve ümitsiz değilim esasında olan bir şeyi söylüyorum yalnızca. yapılan bi şeyler var, şu an hata gördüğüm ama bu demek değil ki hep böyle devam eder, bir daha asla olmaz !

    insanlar yaşayarak öğreniyor malesef ki ve her yaşanılan bir iz bırakıyor. bendeki durum bir yerde bu. ha bu demek değil ki bittim, umutsuzum kapadım tüm defterleri. ben tüm defterleri temize çektim olan bu :))

    Baglanti >

  3. Yazan: mgurdal | Tarih: 15/6/2009
    Konu: Selam
    Sihirli Yazılar, önemli olan hedef belirlemek, o hedefe ulaşmak için çalışmak ve gerekirse bu uğrda şartları zorlayabilmektir.Senin de ifade etmiş olduğun gibi insanlar plan yapar, bu planlar olur ya da bir şekilde olmaz. Başarısızlık için illa ki beceriksiz ve kapasitesiz olmakta gerekmez. Bu durumda da yapacak en iyi şey "Her işte bir hayır vardır. Ben elimden geleni yaptım, ne yapalım ki nasip değilmiş." diyerek durumu kabullenmek olsa gerek.

    Ayrıca görüşlerimi paylaştığım yazılarım genellikle uzun yazılar olmasına rağmen, sıkılmadan okumuş olduğun ve yorum yazma zahmetinde bulunduğun için, asıl ben teşekkür ederim... ;)

    Baglanti >

  4. Yazan: sihirliyazilar | Tarih: 15/6/2009
    Konu: selam
    Size katılıyorum; geleceğe ait planlar, hedef ve idealler çok önemli. Hayat, onlar olmadan anlamsız hale gelir. Ama şunu da belirtmek isterim ki yapılan planların çoğu ( ya da bir kısmı diyelim) tutmuyor. Bu noktada "İnsanlar plan yaparken, Tanrı yukarıdan gülümser" sözü aklıma geldi. Çeşitli planlar yapıyorsunuz, bunların çok azı gerçekleşiyor ne yazık ki. Herkes için geçerli olmayabilir tabii ama örneğin ben bugün, geçmişte planladığımdan çok farklı bir hayat yaşıyorum. Yani bazen kadere kapılıp bambaşka bir yere sürükleniyorsunuz. Kapasitesizlik veya beceriksizlik dolayısıyla değil de tamamen karşınıza çıkan koşullar yüzünden...
    Görüşlerinizi paylaştığınız bu tür yazılarınızı çok beğeniyorum. Teşekkürler, sevgiler.

    Baglanti >

  5. Yazan: mgurdal | Tarih: 14/6/2009
    Konu: Selam
    Bekriya, geçmişte de bugünler ya da geleceğin için çalışmış olduğunu söyleyebiliriz yani.

    Bugünü değerli kılan geçmişimizdir de evet. Neticede zaman denilen girift kavram; geçmiş, şuan ve geleceğin sentezi değil mi? Bugünü değerli kılan geçmişimizse eğer, yarın için bugün de geçmişimiz olmayacak mı? :)

    Evet insan, kariyer, maddiyat, sağlık bakımından dört dörtlük olabilir. Birçok kişi, "o kişinin yerinde olabilmek için neler vermezdim" de diyebilir; fakat olayın duygu boyutunda bir eksiklik varsa eğer, elindeki artılar gözüne görünmez olur. En azından bende öyle oluyor...

    Seni oldukça karamsar gördüm. :( Lütfen, insana yaşam gücü veren hayalleri, geleceğe yönelik ümitleridir.

    Ümitsizlik ve negatiflikten uzak, mutlu bir ömür geçirmen dileğiyle... ;)

    Baglanti >

  6. Yazan: BEKRİYA | Tarih: 14/6/2009
    Konu: :)
    "bugünü anlamlı kılan gelecektir" güzel söz bundan yıllar önce bu sözü bana söyleseydin kesinlikle katılıyorum derdim. bugünse ne diyorum biliyor musun "bugünü anlamlı kılan geçmişim" keskin bir ayrım var esasında.

    ne değişti dersen, o söze katıldığım zamanlarda bugünümü yaratmaya çalışıyordum, yarattım , diplomam, işim, param, kariyerim ve pek çok şeyim var artık. ama o günlerde ihmal edip ikinci plana attığım bazı şeyler var ki içime oturmuş durumda. değerdi yada değmezdi tartışılır ama eksik şu an bir şeyler. o yüzden geçmiş, bugün ve yarın hep birlikte yürümeli derim ben. ben başaramadım umarım ki başkaları başarır.

    Baglanti >

  7. Yazan: mgurdal | Tarih: 14/6/2009
    Konu: Selam arkadaşlar
    Ferzan, bu postu yayınlamamdaki en önemli etken, senin blogunda okuduğum Can Yücel'e ait olan "Farkında Olmalı İnsan" adlı yazı oldu. Yazımda da ifade ettiğim gibi Can Yücel'in yazı ve şiirlerini severek okurum.
    Senin de ifade etmiş olduğun gibi geçmişe müdahale edemeyiz.Lakin bu durum, bugünden geleceğe dair planlar yapmamıza, belirlemiş olduğumuz idealler uğruna, gerekirse günü harcayarak geleceği kurtarmamıza mani olmamalı. Nitekim bugün üzerinde yaşamış olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'de bir zamanlar Atatürk'ün idealiydi.Yaşadığı dönemde elinden geleni yaptı ve geleceğini, hepimizin geleceğini değiştirdi.Ferzan, bu açıdan bakıldığında geleceğe müdahale etmeme gibi bir durumun olmadığını, asıl bugün yaptıklarımızla geleceğe yön verdiğimizi söyleyebiliriz.
    Allah ne kadar ömür verecek bilemezsin ki diyenler varsa da, geleceğe yönelik planlarımla ölmeyi, bomboş ölmeye tercih ederim.
    Can Yücel'in "Farkında Olmalı İnsan" adlı yazısını okumak isteyenler:[ http://yalnizkralice.blogspot.com/2009/06/farkinda-olmali-insan.html ] linkine bakabilirler.
    Güzel paylaşımın için teşekkürler...

    Hakan, sence benceyse, bence de sence... :p

    Güzel bir haftasonu dilerim arkadaşlar... ;)

    Baglanti >

  8. Yazan: http://hakan-can.blogspot.com/ | Tarih: 14/6/2009
    Konu: Evet...
    Bence de doğru bir tespit hocam.
    Dünü,bugünü ve yarını bir bütün olarak görmek lazım...

    Dünden ders çıkaracağız,Bugünü yaşayacağız,Yarın için planlar yapacağız...:)

    Baglanti >

  9. Yazan: ferzan | Tarih: 14/6/2009
    Konu: iyi geceler
    sayın hocam; can yücel, bence sadece bugünü yaşa geçmişi unut geleceği boşver demek istememiştir,ama bugünü yaşadığın için geçmişe ve geleceğe müdahale etme şansın olmadığı için ne yapabilirsen bugün yapabilirsin demek istemiştir.sevgiler...

    Baglanti >