Dünyanın hakimi olsaydınız... / mim
Blogcu arkadaşım Hakan Can, eski mimlerin bıçak gibi kesildiğini "Ne oldu evladım bu mimlere?! Bulana büyük ödül var." adlı postunda ifade etmişti. Orada da yazdığı gibi, ilk defa mim üreterek, bir mim dalgası başlatan Hakan'ın da ifade ettiği gibi " Mim demek konu üretmektir, hayal gücünü kullanıp birşeyler yazıp, yazdırmakdır..." Sağ olsun kendisi gayet uçuk kaçık, ütopik ve çokça da hayal gücüne dayalı bir mim başlatmış.Vatana, millete ve blog alemine hayırlı olsun efendim.
Yanıtım biraz gecikti; lakin dünyanın hakimi olmak ve elinde sihirli bir değnek olması hali, öyle her zaman karşılaşılır bir durum değil ve yanıtı için oldukça güçlü bir hayal gücü gerektirir. Sanırım, benim hayal gücü de benim gibi tatilde olduğundan, yanıtı yayınlamamda doğal olarak gecikti.
Konumuz aynen şöyle : "Eğer bugün dünyaya hakim olsaydınız, şu anki yaşadığımız düzende, sistemde veya aklınıza gelebilecek her hangi bişeyde neleri değiştirirdiniz...?
Unutmayın elinizde sihirli bir değnek var ve kainatın insanlar üzerinde hakimi sizsiniz..."

Hımm, madem dünyanın hakimiyim ve elimde sihirli bir değnek var.
- İlk iş olarak Türkiye'yi dünyanın süper gücü yapar, Türkçe'yi de dünya dili yapardım. Böylelikle, dünyanın hiç bir köşesinde dil problemi yaşamadan gezmenin tadını çıkarırdık.
- Geri kalmışlık içinde olan, genellikle de zulme maruz kalan tüm Türk ve İslam aleminin, fikri, ekonomik, teknolojik ve sosyal yaşam standardının gelişmesini sağlar, ülke yönetimlerine de imanlı, dirayetli ve liyakatli kişileri geçirerek, Avrupa Birliği'nin bile katılmak isteyeceği; fakat almamak için bin dereden su getirteceğimiz, bir birlik kurardım.

- Dünya üzerinden nükleer, biyolojik ve kimyasal tüm silahları kaldırır, çevreye duyarlı bir sanayileşme getirirdim.
- Sigara, alkol ve kumarı insanlık belleğinden siler, yerine spor ve sanatı koyardım.
Yetkilerimi daha eğlenceli hale getirmek içinse:
- Sırf kendi istekleri olsun isteyen, şımarık, kaprisli ve istediği olmadığı vakit hayatı çevresindekilere zehir eden insanların, uyuz gibi kaşınmasına neden olan bir virüs geliştirirdim.
Öyle bir virüs düşünün ki, bu uyuz şahsın tutum ve davranışları, olumlu bir seyir göstermeye başladığı vakit, kaşındırma tesiri de azalacak. - "Hedefe ulaşmak için her yol makbuldur" diyen, kendini olduğundan çok farklı gösteren, ikiyüzlü ve yalancı kişilerin, burnunun uzadığı bir durumda, hiç fena olmazdı hani ya. Bu durumdan kurtulmalarının tek yolu ise, gerçeği itiraf etmek olmalı. Yoksa, kimse Pinokyo'larla çevrili bir ortamda yaşamak istemez herhalde.

- Vatanına milletine ihanet eden, topluma zararlı, iflah olmayacak kişilikleri, eksra olarak içi kuş gripli kuşlar, domuz gripli domuzlar, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı yapan keneler ve aidsli yerlilerle dolu, Lost filmindeki adaya sürerdim.
İşte o zaman kara duman bir yandan, şirket adamları, entrikalar ve eksra illetler diğer yandan, pişman olmasınlarda göreyim...
Bende blogcu arkadaşlarım Kelimelerin ahengi ve Sihirli yazılar'ı mimliyorum. Dilerseniz, buyrunuz yanıtlayınız efendim...
(9) Yorum yaz! Bağlantı
<<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>





