Hayatın anlamı

2010-01-06 01:33:00

Hayatın anlamı...
Ne iddialı başlık ama.

Okyanus kadar büyük, aynı zamanda bir akvaryum kadar küçük...
Çınar ağacının ömrü kadar uzun, bilemedin bir kelebeğin ki kadar kısa...

Bloglardan birinde, yaşlı bir adamın resmi üzerinde...

"Bir zamanlar liseyi bitirip, üniversiteye gitmek için ölüyordum;

Sonra ölüyordum, üniversite bitsin, işe başlayayım diye!

Derken, evleneyim çocuklarım olsun diye ölmeye başladım...

Çocuklarım oldu, ölürüm onlar için diye düşünmeye başladım.

Büyüsünler, iyi yetişsinler diye ölümüne çalıştım.

An geldi, ölürüm arkadaş emekli olmak için dedim kendi kendime...

Şimdi artık gerçekten ölüyorum.

Ve birden farkına vardım ki, yaşamayı unutmuşum!!!

 

Ne olur, sende kendine yapma bunu!

Yaşadığın her anın kıymetini bil,

Her günün keyfini çıkar...

 

Hey!

Arkadaş!

Para kazanmak için sağlığımızdan oluyoruz...

Sonra da sağlığımızı geri kazanmak için paramızdan...

Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayıp,

Hiç yaşamamış gibi ölüyoruz..." yazıyordu orada...

Hiç yaşamamış gibi ölüyoruz. Kulağa ne kadar da etkileyici geliyor değil mi? Oysa ki hiç yaşamamış gibi ölmüş olma hissi, insanın doyumsuzluğundan öte nedir ki? Yetmiş yıl yaşasak bir yetmiş yıl daha isterken; geçmişe dönüp baktığımızda ne de çabuk geçti onca yıl demez miyiz, her daim?

Hiç yaşamamış gibi ölmemek için ağustos böceği gibi her gününün tadını mı çıkarmalı hayatın, yoksa ardımızda eserler bırakabilmek mi olmalı tek amacımız? Aslında daha verimli olmak için dinlenip eğlenirken, eğlenip hayatın tadını çıkarabilmek için çalışmalı...Bir işe yaradığını hissetmek ve mutlu olmak için... Ardında eserler bırakmaktan keyif alarak...

Tahsil de, işte, iyi bir evlilik ve çocuk sahibi olmakta, onlar için karınca gibi çalışıp çabalamakta hayatımıza anlam katan en önemli unsurlarken; zamanın doğal seyri içinde hem işten, hem de hayattan emeklilik gerçekleşecektir zaten... Ona ne şüphe...

Evet sanırım hayatın anlamı, hiç yaşamamış gibi ölmemek; arkanda eserler bırakabilmektir namı diğer...

Hayat, onu algılayış şeklimizle anlam kazanır diyor ve bu ifadeyi Nikolay Lev TOLSTOY'dan, şöyle bir alıntıyla örneklemek istiyorum.

Bir gün zengin bir adam oğlunu yanına alarak, insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için bir köye götürdü.
Çok fakir bir ailenin evinde bir gün bir gece geçirdiler. Şehre dönerken baba oğluna sordu:
"Yolculuğumuzu nasıl buldun?"
"Çok güzeldi babacığım" diye cevap verdi oğul.
"İnsanların ne kadar fakir olabileceğini gördün değil mi?"
"Evet!"
"Peki ne öğrendin?"
"Şunu gördüm" dedi oğul: "Bizim evde bir köpeğimiz, onların dört köpeği var. Bizim evde bahçenin yarısına gelen bir havuzumuz, onların kilometrelerce uzunluğunda dereleri var. Bizim bahçede ithal lambalarımız, onların yıldızları var. Bizim terasımız ön bahçeye kadar, onların ki ise ufka kadar uzanıyor."
Ufaklık konuşurken babası şaşkınlıktan tek kelime bile edemedi ve çocuk ekledi:
"Ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğiniz için teşekkür ederim babacığım!"

Kiminin zenginlikten, kiminin fakirlikten mutsuz olduğu bu dünyada, hayatı anlamlı kılan, mutlu olmaktır. Her hal ve şartta mutlu olmak, olabilmek ve hatta mutlu edebilmek...

Sağlıklı olmak, kendini özgür hissederken yalnız olmadığını bilmektir, hayatın anlamı... Özgürlüğünü sevdiklerinle paylaşabilmektir bi nevi...

Yaşam tarzının benzediği, espri anlayışının yakın olduğu, konuşmaktan sıkılmadığın, fikirlerinin uyuştuğu, sana saygı duyan, seni değiştirmeye çalışmadan olduğun gibi kabul eden, en sıkkın anında bile seni eğlendirebilen bir eş, hayırlı evlatlar, yapmaktan mutluluk duyduğun bir iş ve kötü günlerinde dahi yanında olan, her zaman yanında olmasını isteyeceğin, güvenebileceğin bir dosttur hayatın anlamı...

Hoş keşkesiz bir yaşam imkansız olsa da, olabildiğince az ise keşkelerin, işte o zaman çalıştığın işin, hayat arkadaşın olan eşin, yetiştirdiğin evlatların ve dostlarına şöyle bir dönüp baktığında "Ve birden farkına vardım ki, yaşamayı unutmuşum." demezsin, diyemezsin işte o anda. İşte o zaman hayatın, dünya turuna çıkmadan da, güzel ve mutlu bir şekilde geçirilebileceğini, hayatın yalnız kalple bir anlam ifade ettiğini anlarsın, işte o anda...

Yoksaaa, hayat denilen nedir ki?
Bugün kadar gerçek, geçmiş ve gelecek kadar hayal...

Sayılı günlerle sınırlı yaşamımızı, mutlu ya da mutluluk oyunu oynayan bireyler olarak tüketirken, olgu ve olayların ardında gizli, aslında açık seçik ortada olan manaları gören gözlere sahip olmak dileğiyle...

Kaç yıl olursa olsun, mutlu bir yaşamınız olsun...

Nice mutlu yıllara...
 

277
0
0
Yorum Yaz