Nihayet okullar açıldı ve merhaba servisli günler...

2009-09-26 10:08:00

Okul öncesi ve birinci sınıflar, bir hafta önce oryantasyon eğitimine başlamış olmalarına rağmen, ilk ve orta öğretimde dersler 24 Eylül perşembe günü başladı.Yeni okul müdürümüzün görevine başlamış olması, iki sene üst üste birinci sınıfları okuttuğum okulumda nihayet ikinci sınıfları okutacak olmam, öğle yemekleri için bir firmayla anlaşacak olmamız yanısıra, bu sene okula servisle gidip gelecek olmamız gibi farklılıkları bir arada yaşıyorum. Hoş servis hususunda diğer öğretmenler için durum pekte farklı sayılmaz; fakat ben bu sefer şoförlükten, yolculuğa dikey inişe geçtim.07:30'lara kadar rahat içerisinde uyuduğum, 08:05 gibi evden çıkıp, okula rahat rahat yetiştiğim ve yetiştirdiğim günler artık geride kaldı. Artık 06:30'da kalkıp servis güzergahına kadar yürüyecek, bir saati aşkın bir Eskişehir gezisinden sonra okula ulaşabileceğim.Olsun ama, böylece arabam sadece bana ve aileme kalacak. Karda kışta kıyamette, buz pistine dönen yollarda, hergün 70 km yol yapmak zorunda kalmayacağım. Çalıştı çalışmadı, amanın arkadaşlarda benim yüzümden yolda kalır mı acaba stresine son.Hoş arkadaşların çoğu şimdiden, servisin Eskişehir'de fazla dolaştığı ve eskisi gibi özel arabayla gidip gelmenin daha iyi olacağından dem vurmaya başladılar; fakat bunun bir intibak dönemi olduğu, sistemin oturur oturmaz bu tip huzursuzluk ve konuşmaların da sona ereceğine inanıyorum. Umarım haklı çıkarım.Keza, ilk gün tam bir kaostu. Servisin tam güzergahını bilmeyen öğretmenler yanlış istikamette bekleyince, farklı mevkilerde ikamet eden öğretmenlerin alınması da, yola devam edilmesi de tam bir komedi oldu.Hele bir öğretmen arkadaşı gidiş güzergahımızda göremeyince, belki biraz daha ilerdedir diye ilerlememiz, çalan telefonla onun çok geride kalmış olduğunu öğrenmemizle geri dönüşümüz, görülmeye değerdi doğrusu.Öğretmen arkadaş: Hocam neredesiniz?Ben:Ya Enveriye istasyonu girişindeyiz.Öğretmen arkadaş: Orası neresi ya?Ben: Nası anlatılır ki? İstasyon girişi işte....Öğretmen arkadaş: Ben ..... Devamı

Başarılar Esat

2009-08-24 12:22:00

Eskişehirspor paf takımında, başarılı bir oyunculuk sergileyen, orta saha oyuncularından, aynı zamanda akrabamız olan ve yukarıdaki fotoğrafta ön sıra, sağ başta yer alan Esat Özdemir, U-18 Milli takım kampına davet edildi.4-10 Eylül tarihleri arasında İrlanda'da yapılacak olan özel maça, Milli takım kadrosunda katılacak olan Esat'ın, gelecek günlerde İstanbul'da yapılacak olan kampa katılması bekleniyor. Milli takım kampına çağrılarak, ailecek bize bu gurur ve mutluluğu yaşattığı için kendisine teşekkür eder, kutlar ve başarılarının devamını dileriz...Fotograf kaynak: http://www.esggmerkezi.com Devamı

Kreativ Blogger ödülü

2009-08-22 12:01:00

Blogcu arkadaşım Ferzan tarafından, yaratıcı blogcu ödülüne layık bulunmuşum. Kendisine teşekkürü bir borç bilirim. Borçlu kalmayı da sevmeyen biri olarak, teşekkür ederim arkadaşım...Hımm şimdi gelelim yapmam gerekenlere...1. Sizi ödüllendirene teşekkür edin.2. Sizi ödüllendirenin blog linkini yayınlayın...3. Ödülün logosunu yayınlayın...4. 7 yaratıcı bloggeri ödüllendirin.5. Bu 7 blogun linkini yayınlayın.6. Ödüllendirdiklerinizi bundan haberdar edin.7. Kendiniz hakkında 7 ilginç şey yazın.Bu ne 7 takıntılı ödül ya...Ben tatildeyken ortalık bu ödülle çalkalanmış. Her ne kadar ödüle layık bulduklarım "Üsküdar'da sabah oldu. Uyanda balığa gidelim." diyecek olsa da, ödül gereği isimlerini zikredeceğim.Anka, Sihirli yazılar, Kelimelerin ahengi, Hakan Can, Saklı defter, Bekriya, İlham Perisi arkadaşlar, büyük çoğunluğunuz bu ödüle daha önce layık görülmüş olsanız da, benden de aldınız.Neyse, fazla ödül göz çıkarmaz. Aklınızda bulunsun yeter.Kendim hakkında 7 ilginç şeye gelince, aslında nevi şahsına münhasır, ayaklı bir ilginçlik abidesi olarak, ilginçliklerimi 7 ile sınırlandırmak zor olacak ama...- Tutumlu biriyim; fakat para harcamaya başlayınca, bunu ne güçlüklerle biriktirdim diye düşünmeden harcarım.- Kendi arabamı başkasına vermem ve başkasının arabasını da çok zaruri durumlar dışında kullanmam.- Okey, tavla ve iskanbil kağıdı oyunları oynamam.- Sigara içilen ortamlarda bulunmayı sevmem.- Bulunduğum ortamdan mutlu olup olmadığım, yüzümden rahatlıkla anlaşılır. Pozitif, esprili, samimi ve iyi niyetli kişilerin bulunduğu ortamlarda neşeliyken; dedikoducu, negatif, samimiyetsiz, kasıntı ve ukala kişilerin bulunduğu ortamlarda ise sıkıntılı ve mutsuz bir hal... Devamı