Sigaranın acı gerçekleri

2009-06-19 00:07:00

Bugün ergenlik dönemi sorunları konusunda görmüş olduğumuz seminerde, konu bir şekilde özenti ve ben artık büyüdüm psikolojisi içerisindeki bireyin, genellikle arkadaş teşviki ile başladığı sigara ve zararlarına geldi.İçerisinde dört bin farklı zehirin bulunduğu, parasını elin, dumanını yelin aldığı, zehirininse içene kaldığı bu illetin, zararları hakkında yarım saate yakın süren bilgilendirmenin ardından, "İsterseniz bir mola verelim. Dinlenelim..." diğen öğretmene katılımcılardan sigara içenlerin yanıtı ne oldu beğenirsiniz? Yanıt, tam güleriz ağlanacak halimize türden...- Hah hocam bizde tam bi sigara molası versek diyorduk.Evet, insanoğlu bazen hakikaten çok aymaz olabiliyor. İçtiği zaman hiçbir yararı olmadığını, aksine sağlığına ve bütçesine bariz zararları olduğunu bilmesine rağmen, onu içmediğinde kendini huzursuz ve asabi hissedebiliyor. Sigaraya başlamadığı dönemlerde mevcut olmayan bu durumun, sigara sonrası başlamış olması da, bu melanetin bir bağımlılık unsuru olduğunun en büyük ispatı olsa gerek...Neyse, farklı ve etkili bir anlatımla, sigaranın acı gerçeklerini izlemeye ne dersinizİlgili aramalar: haber - izlesene sigara nasıl Öldürüyor? -  sigara -  kanser -  hastane -  doktor -  akciğerSevdiklerinizle birlikte, sigarasız ve sağlıklı, daha nice yıllar geçirmeniz dileğiyle...... Devamı

Kendiyle barışık olmak...

2009-06-16 14:24:00

Eski gazeteci, fedakar anne ve blogcu arkadaşım, Sihirli yazılar, bir önceki postumdaki yorumunda, düşüncelerimi paylaştığım postlarımı daha çok sevdiğini yazmış. Madem öyle, işte böyle...Bugünkü konum, "kendiyle barışık olmak" ya da "Kendini sevmek..."Bu deyimi duymayanımız yoktur. Kendiyle barışık olmayı, kendiyle ve çevresiyle sürekli savaş halinde olan, moral bozucu, negatif, zayıflıklarla alay eden, kendi gülmediği için gülene ve eğlenene tahammül edemeyen kişilerin çoğunlukta olduğu ortamlarda yaşarken; pozitif, kendini seven ve kendiyle birlikte başkalarına da saygı duyan kişiler için kullanılan, özlemini çektiğimiz, bir ruh hali olarak tanımlayabiliriz.Kendiyle barışık yaşam sürmek isteyen birçok kişi, bu hedefe ulaşabilmek için farklı yollar izler. Kiminin parayı, kimininse evliliği olmazsa olmaz olarak gördüğü bu durumda, kendini sevmeyi öğrenebilmek için NLP, yoga tarzı uzakdoğu felsefelerine özenenlenler olduğu gibi, "Önemli olan BENİM... Benim isteklerim." "Kendi mutluluğum herkesten ve herşeyden önde gelir" gibi egoist bir psikoloji içerisine girenlerin sayısı da oldukça fazladır...Kendiyle barışık insan nasıl olur?Şüphesiz bunu anlamanın en iyi yolu, bireyin kendine ve başkalarına karşı tutum ve davranışlarını gözlemlemekten geçer.Gerek aile, gerekse diğer sosyal ortamlarda, her bireyin yapmış olduğu gözlem, yılların vermiş olduğu bilgi birikimi ile yoğrulduğunda, ortaya deneyim çıkar.Yıllardır öğrenci davranışlarını gözlemleyen, ilgili gözlem formlarını doldurarak, öğrencilerine ve onlar hakkında velilerine, gerekli rehberliği yapmaya çalışan bir öğretmen olarak, birbirinden farklı kişilikteki meslektaşlarla çalışmayı her zaman için büyük bir zenginlik olarak görmüşümdür. N... Devamı

Bugün, gelecekle anlam kazanır...

2009-06-13 14:10:00

Bugünü anlamlı kılan gelecektir...Yoksa insana üniversite tahsili için ömrünün en güzel yıllarını, dirsek çürüterek geçirmeye yönelten, gelecek hesabı değil de nedir?Bu nedenledir ki gelecek endişesi, kişiyi başarı ve ilerlemeye, "Yarına çıkacağımızın garantisi mi var yaaa...." düşüncesi de boşvermişlik, tembellik ve geriliğe sevk eder.Can Yücel'e ait birçok yazı ve şiiri severek okumama rağmen, "Ömür denilen üç gündür. Dün geldi geçti, yarın ise meçhuldür. O halde ömür dediğin bir gündür, o da bugündür..." ifadelerine katılmadığımı belirtmek istiyorum."... hayat denilen bir gündür, o da bugündür..." Ben, insan hayatının bu kadar baside indirgenmemesi gerektiğine inanıyorum. Sadece anı yaşayan, geçmişten dersler çıkarmayarak, geleceğe dair planlar ve idealler belirlemeyen, bu uğurda gerekirse veballer ödemeyen insanın, hayatının anlamından, şüphe ederim.İnsanı insan yapan, kişiliğini şekillendiren geçmişi, yaşadığı zaman dilimi ve geleceğe yönelik yatırım, plan ve idealleridir. Nitekim insan dünü, bugünü ve geleceği ile bir bütündür.Geçmişte yaşamış ve günümüzde yaşamakta olan bilim adamlarının, özel hayatlarından taviz vererek, yapmış oldukları uzun araştırma ve çalışmalar sayesinde, günümüzdeki bilgi birikimi, gelişmiş teknoloji ve rahat yaşam standartlarına kavuşmadık mı? Onlar da "Günün tadını al. Dün zaten geçmiş, yarınsa meçhul." deseydi, bırakın bilimsel ve teknolojik gelişmeyi, ortalıkta bilim adamı bulamaz, belki de hala taş devrinde yaşıyor olurduk."Anı yaşamak gerek. Gerisi boş." felsefesi, milletimiz genelinde hakim olsaydı, Atatürk önderliğinde Kurtuluş Savaşı veren yüzbinlerce vatan evlad... Devamı