Sigara ve Pasif İçicilik

2009-11-25 13:03:00
Tıbbi ve bilimsel araştırmalar sonucu, zararı kesin olarak ispat edilmiş olan sigaranın, gelişmiş bir çok ülke gibi ülkemizde de kapalı alanlarda tüketiminin yasaklanması, insan sağlığına verilen önemi ve değeri göstermektedir.

Hoş, kendine günlük bir paketlik doldurulması gereken asgari bir limit koyan bazı tiryakiler, ev ve aile ortamlarında tüketimlerini had safhaya çıkarsalar da bu psikolojide olanlara, "İnsanın kendine ve sevdiklerine ettiğini, başka kim edebilir ki?" diyorum.

Evet, bugünkü konumuz, pasif içicilik. Bu duruma, sağlığı için sigara içmeyen ya da içmediğini sanan bir kişinin, aslında sevdiği ve aynı ortamı paylaştığı kişi ya da kişiler tarafından, nasıl zehirlendiğine değineceğiz şeklinde bir tanımlama da getirebiliriz.

Sigara içen kişinin sigarasından ve dışarı verdiği nefesinden çıkan, büyük kısmı zehirden oluşan, o kanserojen dumanın paylaşılması... Sigara içmeyen kişi için bundan daha büyük bir fedakarlık olabilir mi? İyi günde ve kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta birliktelik, işte budur...

Gelelim, pasif içiciliğin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine...

Bebek daha anne karnındayken, sigara dumanındaki zararlı maddeler, anneden çocuğa geçmekte, sigara dumanına maruz kalan gebelerin, bebeklerinin daha düşük ağırlıkta doğduğu, ani düşük sonucu ölüm oranlarında artış olduğu görülmektedir.

Bebek ve çocuklarda da tablo yine aynı vahimlikte. Akciğerleri henüz gelişmekte olan bebek ve çocuklar, bizden daha hızlı nefes alıp verirler ki, bu da  o körpecik akciğerlerinin sigaranın zararlarından daha fazla etkilenmesine neden olur.



Pasif içici çocuklar, bir yılda 60 ile 150 adet sigara içmiş kadar nikotin soluyor. Bu da beraberinde bronşit, zatürre, astım, akciğer işlevlerinde kayıp, nefes darlığı, öksürük ve hırıltılı nefes alıp verme gibi solunum hastalıkları, alerjik reaksiyonlar, orta kulak iltihabı ile koroner kalp ve damar hastalıklarında ciddi bir artışa neden olmaktadır.

Tabiiii, sigaranın pasif içici olarak, bebek ve çocukları daha çok etkilemesi, biz yetişkinleri etkilemediği anlamına gelmiyor. Sadece dört saat sigara içiminin serbest olduğu bir ortamda bulunan kişinin kanında, normalden yüksek oranlarda kanserojen madde tespit edilmiştir. Hiç sigara içmeyen bir kişi, sigara içilen bir ortamda bulunduğunda, solunum yollarında akut bir rahatsızlık gelişir. Sigara içmeyerek sağlıklı bir yaşam süreceğini sanan bu kişilerde; kalp krizi ve kalp yetmezliği nedeniyle ölüm, damar tıkanıklığı ve felç, akciğer, gırtlak ve beyin başta olmak üzere, diğer kanser çeşitleri, KOAH, astım, zatürre, göz ve burun irritasyonu, düşük doğum ağırlıklı bebek doğurma riski, yüksek düşük yapma riski, davranış ve bilişsel düzey üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır.

Bazı sigara tiryakilerinin, "Sizin dumansız hava sahasında yaşama özgürlüğünüz varsa, bizimde zehirlenme özgürlüğümüz var." dediğine, mutlaka şahit olmuşsunuzdur. Öyle ya "Demokratik bir ülke değil mi, kardeşim burası? Sen dumansız hava sahasında yaşayacaksın diye, ben niye kısıtlanıyorum." Şunu da unutmayalım ki demokrasilerde kişisel özgürlüklerin sınırı, başkasının özgürlüğü zarar gördüğü yerde biter. Bitmelidir. Hele, sağlıklı bir ortamda yaşama özgürlüğü, sırf içen kişiler kendilerini zehirlemek istiyor diye es geçilemeyecek bir özgürlüktür ki sağlıklı yaşam kişi, sağlıklı vatandaşlar ise devlet için vazgeçilmezdir.

Pasif içicilikle ilgili aşağıda ki videoyu lütfen izleyiniz...



Babası, 12 yaşından 60 yaşına kadar sigara içmiş ve nihayetinde akciğer kanserinden vefat etmiş biri olarak, sigara içmekte inatla ısrar edenlere seslenmek istiyorum. Yoğun bir kemoterapi ve radyoterapi süreci içinde, yemek yiyemez hale gelip, günden güne eriyerek, acılar içerisinde ölmeyi göze almış olabilirsiniz. Allah'ın emanet olarak size vermiş olduğu mevcut bedeninizin sağlığı, sizin için zerre kadar önem arz etmeyebilir. Sevdiklerinizle birlikte sağlıklı ve uzun bir ömür geçirmek gibi bir isteğiniz ve beklentiniz olmayabilir. Fakat sevdiklerinizi de, - tabi gerçekten seviyorsanız -, beraberinizde zehirlemeyin. Kendi sağlığınızda olduğu gibi, onların sağlığında da tamiri imkansız hasarlara yol açmayın.

KENDİNİZ İÇİN OLMASA BİLE, SEVDİKLERİNİZİN SAĞLIĞI İÇİN ŞU İLLETİ BIRAKIN...
Bırakamıyorsanız eğer, hiç olmazsa evinizde olsa kapalı alanlarda sigara içmeyin. Sizin soluduğunuz zehrin yanı sıra, sigaranın ucundan çıkan filtresiz dumanda ki daha yoğun ve keskin zehirlerin, yakınlarınızı etkileyeceğini asla unutmayın...

Malum, "Sağlık, en büyük zenginliktir"... ;)

Kaynak:
Bu posttaki tıbbi bilgilerde, www.sigarayason.com sitesinden istifade edilmiştir.


78
0
0
Yorum Yaz